Bir arıza yaşandığında abonenin gördüğü tek şey ışıkların sönmesidir. Dağıtım şirketinin içinde ise aynı anda onlarca şey olur: çağrı merkezinin telefonları çalmaya başlar, SCADA'ya bir olay düşer, web ve mobil kanallardan bildirimler gelir, vardiya amiri hangi ekibi göndereceğini düşünür. Bu ilk dakikaların ne kadar düzenli geçtiği, kesintinin ne kadar süreceğini doğrudan etkiler.
Arıza yönetimini çoğu zaman sahadaki teknik müdahale olarak düşünürüz. Oysa kesinti süresinin önemli bir bölümü, bilginin doğru yere ulaşmasını beklerken geçer.
Dağınık Bildirim Kanalları Sorunu
Pek çok kurumda arıza bildirimleri farklı sistemlere düşer. Çağrı merkezi kendi kayıt ekranını kullanır, SCADA olayları kontrol merkezinde ayrı bir ekranda görünür, web ve mobil bildirimler ise bir başka kuyrukta bekler. Her kanal kendi içinde düzgün çalışsa da bütün resmi gören tek bir yer yoktur.
Bunun sonuçları tanıdıktır. Aynı arıza için onlarca ayrı kayıt açılır. Bir ekip zaten sahaya çıkmışken başka bir ekip aynı adrese yönlendirilir. Çağrı merkezi aboneye "ekibimiz yolda" diyemez, çünkü ekibin durumunu göremez. Kesinti bittiğinde ise hangi kaydın esas alınacağı belirsizdir.
Tek Havuz ve Mükerrer Bildirimlerin Birleştirilmesi
Çözümün ilk adımı, tüm kanalları tek bir arıza havuzunda toplamaktır. Çağrı merkezi ihbarı, web ve mobil bildirimler ve SCADA olayları aynı yere düştüğünde, operatör bir arızayı tek bir kayıt üzerinden yönetebilir.
İkinci adım, mükerrer bildirimleri birleştirmektir. Bir trafo devreden çıktığında aynı bölgeden çok sayıda abone arama yapabilir. Bu bildirimler tek arıza kaydı altında birleştirildiğinde iki fayda sağlanır: operasyon ekibi gerçek arıza sayısını görür ve ihbar eden aboneler kayda bağlı kaldığı için, arıza giderildiğinde kimlerin etkilendiği bilinir.
Haritada Konumlandırma ve Varlıkla İlişki
Bir arıza kaydının değeri, büyük ölçüde konumuna ve şebekedeki hangi varlıkla ilişkili olduğuna bağlıdır. Adres bilgisi tek başına yeterli değildir; arızanın hangi fider, trafo ya da hat üzerinde olduğu bilinmeden doğru ekip ve doğru malzeme seçilemez.
Harita üzerinde konumlandırılan ve ilgili şebeke varlığıyla ilişkilendirilen arızalar, operatöre tek bakışta bölgesel bir resim sunar. Açık arızaların bölge ve önem derecesine göre haritada izlenmesi, aynı anda birden fazla olay yaşandığında önceliklendirmeyi de kolaylaştırır.
Doğru Ekibi Hızla Göndermek
Arıza konumlandırıldıktan sonra sıradaki soru, hangi ekibin gideceğidir. Burada da en yakın ekip her zaman en doğru ekip değildir. Ekibin yetkinliği ve donanımı, üzerindeki güncel iş yükü ve arızanın önceliği birlikte değerlendirilmelidir. Yüksek öncelikli arızaların sıranın önüne alınması, kritik abonelerin ya da geniş etkili kesintilerin bekletilmemesini sağlar.
Atama yapıldıktan sonra ekip ile merkez arasındaki bilgi akışı da en az atama kadar önemlidir. Ekibin yola çıktığını, sahaya vardığını ve müdahaleyi tamamladığını merkezin anlık görmesi, hem koordinasyonu hem de aboneye verilen bilgiyi iyileştirir.
Sahadan Kanıtlı Kayıt
Müdahalenin sahada nasıl yapıldığı, sonraki analizlerin kalitesini belirler. Ekibin yaptığı adımlar, çekilen fotoğraflar ve kullanılan malzeme sahadan, iş yapılırken kaydedildiğinde; arıza kaydı ofiste sonradan doldurulan bir formdan çok daha güvenilir bir kaynağa dönüşür.
Arızaların önemli bir kısmının kırsal bölgelerde, kapsama alanının zayıf olduğu yerlerde yaşandığı düşünülürse, mobil uygulamanın çevrimdışı çalışabilmesi bir lüks değil, zorunluluktur.
SAIDI, SAIFI ve CAIDI: Göstergeler Ne Anlatır?
Arızalar kapandığında kesinti istatistiklerine dönüşür. Uluslararası alanda yaygın olarak kullanılan üç güvenilirlik göstergesi şunlardır:
- SAIDI (Sistem Ortalama Kesinti Süresi): Abonelerin yaşadığı toplam kesinti süresinin, hizmet verilen toplam abone sayısına bölünmesiyle bulunur. "Ortalama bir abone dönem boyunca ne kadar süre enerjisiz kaldı?" sorusunu yanıtlar.
- SAIFI (Sistem Ortalama Kesinti Sıklığı): Toplam abone kesinti sayısının toplam abone sayısına bölünmesidir. "Ortalama bir abone kaç kez kesinti yaşadı?" sorusunun cevabıdır.
- CAIDI (Abone Ortalama Kesinti Süresi): SAIDI'nin SAIFI'ye bölünmesiyle elde edilir ve bir kesintinin ortalama ne kadar sürdüğünü gösterir; müdahale hızının doğrudan bir yansımasıdır.
Bu göstergelerin güvenilirliği, kaynak verinin güvenilirliğine bağlıdır. Kesintinin başlangıç ve bitiş zamanı, etkilenen abone sayısı ve kesintinin nedeni doğru kaydedilmemişse, raporlar elle düzeltmelere ve tartışmalara açık kalır. Tek havuz, varlık ilişkisi ve sahadan kayıt, tam da bu noktada raporlamanın temelini oluşturur.
Sonuç: Bildirimden Rapora Tek Akış — AKIM Arıza Yönetimi ile
AKIM Arıza Yönetimi; çağrı merkezi, web, mobil ve SCADA'dan gelen bildirimleri tek arıza havuzunda toplar ve aynı bölgeden gelen mükerrer bildirimleri tek kayıt altında birleştirir. Her arıza haritada konumlandırılır, şebekedeki ilgili varlıkla ilişkilendirilir ve ekiplerin konumu, yetkinliği ve güncel iş yükü dikkate alınarak en uygun ekibe atanır. Saha ekibi mobil uygulamadan yol tarifini alır, müdahale adımlarını, fotoğrafları ve malzemeyi sahadan kaydeder; uygulama kapsama olmayan yerlerde çevrimdışı çalışır. Kapanan arızalardan SAIDI, SAIFI ve CAIDI göstergeleri ile EPDK kesinti raporları bölge ve dönem bazında üretilir; SAP ve abone sistemi entegrasyonuyla veriler kurum sistemlerine akar.
Arıza süreçlerinizi bildirimden rapora kadar tek akışta görmek isterseniz, bizimle iletişime geçin ve bir demo talep edin.













